Söze târîh yidi yüz yidi-y-idi
Yûnus cânı bu yolda fidî-yidi
Risâletü’n Nushiyye eserinin sonlarındaki beyitinde geçen yukarıdaki bilgiler ışığında Hicri 707, Miladi 1308 tarihlerinde Yunus Emre’nin hayatta olduğuna ulaşabiliriz. Farklı mecmualarda belirtilen ve geneli itibariyle kabul gören bilgiler dahilinde ise Yunus Emre Miladi 1320 yılında seksen iki yaşında vefat etmiştir. Kimi kaynaklarda eğitim görmemiş olarak söz edilse de belli bir eğitim aldığı aşikârdır. “Ne elif okudum ne cim” sözlerinden ümmi olduğu anlaşılsa da “Mescid ü medresede çok ibadet eyledim” gibi ifadeleri ise tahsiline işarettir.
Yunus Emre bir derviş olarak Anadolu’nun doğusuna, İran ve Azerbaycan’a yolculuklar yapmış, buralarda tasavvufi fikirlerini yaymaya çalışmıştır.
Şeyhinin Tapduk Emre olduğunu kimi şiirlerinde ifade etmiştir. “Tapduk’un tapusında kul olduk kapusında” vb. mısralarında adını geçirdiği Tapduk Emre’ye bağlılığını dile getiren Yunus, bir şiirinde de kendisini “Taptuklu Yunus” olarak tanımlamıştır. Bazı kaynaklar Yunus’un yolunun Hacı Bektaş-ı Veli’ye dayandırmaktadır. Aynı kaynaklar Tapduk Emre’yi de Hacı Bektaş-ı Veli’nin halefi olarak gösterir. Fakat Yunus Emre’nin eserlerinde Hacı Bektaş-ı Veli’nin adı hiç geçmez. Yalnız Yunus’un tasavvuf anlayışıyla Bektaşi tarikatindeki anlayış arasında önemli paralellikler vardır.
Türk şiirinin öncüsü olan Yunus tasavvuf edebiyatı sahasında kendine has bir tarzın da kurucusudur. Ahmed Yesevi ile başlayan tekke şiiri geleneğine getirdiği özgün söyleyişle yeni bir soluk katmıştır. Yalnız halk ve tekke şiirinde değil, divan şiirinde de eserler veren Yunus Emre, tasavvufla beslenen dizelerinde insanın kendisiyle, nesnelerle, Allah’la olan ilişkilerini, ölüm, doğum, yaşam, adalet ve sevgi konuları dahilinde işlemeyi başardı. Tüm bunları çağının düşünüş tarzı ve kültürünü de göz önüne koyarak en yalın ve akıcı bir dille gerçekleştirdi.
2026 yılının “Eskişehir Yılı” ilan edilmesi çerçevesinde planlanan Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği
Edebiyat 2026 Ödülleri, Eskişehir’in kültürel mirasını Yunus Emre’nin evrensel düşünce dünyasıyla buluşturmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda düzenlenen Edebiyat Ödülleri, gençlerin edebiyat yoluyla kendilerini ifade etmelerini desteklemek, Eskişehir’de yaşayan yeni kuşakların kültürel üretime katılımını artırmak ve şehrin edebi hafızasına yeni sesler kazandırmak için hayata geçirilmektedir.
Şenliğin 2026 teması “Neşe” olarak belirlenmiştir. Şiir, öykü ve deneme dallarında açılan yarışmalarla, gençlerin bu tema etrafında düşünmeleri, yazmaları ve kendi özgün anlatılarını ortaya koymaları hedeflenmektedir. Yarışma yalnızca bir ödül programı değil; aynı zamanda genç yazarları cesaretlendiren, edebiyatı gündelik hayatın canlı bir parçası hâline getiren ve Eskişehir’in kültür sanat hayatını güçlendiren bir buluşma zemini sunmaktadır.
Eskişehir ve ilçelerinde yaşayan 18-35 yaş arası gençlere şiir, öykü ve deneme türlerinde ve Eskişehir ve ilçelerinde yaşayan lise öğrencileri için yine aynı kategorilerde düzenlenmektedir. Başvurular 26 Haziran 2026 tarihine kadar e-posta yoluyla kabul edilecek, ödüller ise 1-4 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek Eskişehir Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği
Edebiyat 2026 Ödülleri kapsamında takdim edilecektir.
Detaylı bilgi için katılım şartnamelerine göz atabilirsiniz.
2026 yılının "Eskişehir Yılı" ilan edilmesi çerçevesinde planlanan Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği Edebiyat 2026 Ödülleri; Eskişehir'in kültürel mirasını Yunus Emre'nin evrensel düşünce dünyasıyla birleştirerek çağdaş edebiyatla harmanlamayı hedeflemektedir.
2026 yılının "Eskişehir Yılı" ilan edilmesi çerçevesinde planlanan Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği Edebiyat 2026 Ödülleri; Eskişehir'in kültürel mirasını Yunus Emre'nin evrensel düşünce dünyasıyla birleştirerek çağdaş edebiyatla harmanlamayı hedeflemektedir.
Yarışmamızın değerlendirme süreci, edebiyat dünyasının saygın isimlerinden oluşan uzman seçici kurullarımız tarafından titizlikle yürütülmektedir.
1961 Iğdır doğumlu Türk şairdir. 1980’lerin toplumsal gerçekçi şairleri arasında yer alır. Şiirleri pek çok dergide yayımlanmış, Piya Yayınları'nın kurucuları arasında yer almıştır. 2004 Yunus Nadi Şiir Ödülü ve 2019 Attilâ İlhan Edebiyat Ödülü sahibidir.
1959 Eskişehir doğumludur. Gazeteci ve şairdir. Eskişehir'de "Yazılıkaya Şiir Yaprağı" dergisinin yayınlanmasında yer almıştır. Petrol-İş Sendikası Şiir Ödülleri, Ali Rıza Ertan Şiir Başarı Ödülü ve Sabri Altınel Şiir Ödülü gibi birçok ödüle sahiptir.
1969 Eskişehir doğumludur. İstanbul Üniversitesi Latin Dili ve Edebiyatı mezunudur. Şiirleri 1990'lı yıllardan itibaren çeşitli dergilerde yayımlanmış; Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü ve İstanbul Şiir Festivali Ödülü gibi prestijli ödüllerin sahibi olmuştur.
1975 Kütahya doğumlu şair ve öykü yazarı Nilüfer Altunkaya, Dokuz Eylül Üniversitesi Fizik Öğretmenliği mezunudur. 2009 Cemal Süreya Şiir Ödülü "Özendirme Ödülü" ve 2013 Homeros Edebiyat Ödülleri üçüncülüğü bulunan yazar, Eskişehir'de öğretmenlik yapmakta olup, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmektedir.
Çiğdem Sezer, şiir, çocuk edebiyatı ve edebiyat eleştirisi alanlarında eserler veren bir yazardır. Türkçe ve çocuk edebiyatı üzerine üretimleriyle tanınan Sezer, özellikle şiir ve çocuklara yönelik metinleriyle geniş bir okur kitlesine ulaşmıştır.
Gürcan Banger, yönetim, düşünce, kent, kültür ve edebiyat alanlarında yazıları bulunan çok yönlü bir isimdir. Deneme ve düşünce yazılarıyla tanınan Banger, özellikle Eskişehir'in kültür hayatı ve entelektüel birikimiyle ilişkilendirilen isimler arasındadır.
Eskişehir doğumlu öğretmen ve yazar olan Ali Lidar, Eskişehir Üniversitesi'nde felsefe öğretmenliği bölümünden mezun olmuş ve Anadolu Lisesi'nde öğretmenlik yapmaktadır. Tesirsiz Parçalar, Alengirli Şiirler, Z Raporu, Yolun Başı ve birçok kitapların yazarıdır.
Taner Ay, edebiyat tarihi, şiir, şehir kültürünü yazılarıyla tanınan yazar ve araştırmacılardandır. Özellikle Türk şiiri ve edebiyat tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinir. Edebiyat dünyasında özellikle Türk edebiyat tarihinin kıyıda kalmış isimlerini, mekânlarını ve sosyal çevrelerini inceleyen çalışmalarıyla tanınır. Kendisi, bu derinlemesine biyografik ve mekânsal incelemeleri nedeniyle bir "edebiyat arkeoloğu" olarak da nitelendirilmektedir.
Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde doğmuştur. Eserleri Poetikhars ve Yasak Meyve dergilerinde yayımlanmıştır. 2008'de hazırladığı Google'dan Önce adlı dosya Türkiye'nin en prestijli edebiyat ödüllerinden biri olan Memet Fuat Şiir Ödülü'nü almıştır. Google'dan Sonra adlı kitabı ise tamamen dijital çağla ilgili şiirlerden oluşan bir manifesto metnidir.